mIRCLove.Gen.tr ‘Anne Çocuk’


Çocuklarda işitme kaybı, sağırlık

Ülkemizde doÄŸumsal iÅŸitme kayıpları yüzde 0,1-0,3 oranında görülüyor. Özellikle de akraba evlilikleri, çocuklarda orta ve ileri derecede iÅŸitme kaybı bulunan çocukların doÄŸma riskini artırıyor…

nternational Hospital’dan Uzman Odyolog Sevtap BabayiÄŸit, iÅŸitme kaybı olan çocukların tespit edilmesi amacıyla devletin yenidoÄŸanlara “iÅŸitme tarama testi”nin yapılmasını zorunlu tuttuÄŸunu söylüyor. İşitme cihazları ve özel iÅŸitsel eÄŸitim ile özürlü doÄŸan çocukları özürsüz hale getirmeyi amaçladıklarını belirten BabayiÄŸit, “Aileler çocukları iÅŸitme kaybı ile doÄŸdu diye üzülmesinler. İşitme taramaları ve erken teÅŸhis ile çok ÅŸeyler baÅŸarılabiliyor” diye konuÅŸtu.

İşitme taraması günümüzde özel, üniversite ve devlet hastanelerinde her yenidoÄŸan bebeÄŸe zorunlu olarak yapılıyor. Tıpkı görme kusurlarında olduÄŸu gibi iÅŸitme kaybının da dereceleri olduÄŸunu belirten Sevtap BabayiÄŸit, “Nasıl gözde görme kusuru varsa, iÅŸitmede de kayıpları birtakım tetkikler uygulayarak derecelendiriyoruz” dedi.

Acıbadem Bursa Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Levent Erişen ise, doğumsal olan işitme kayıplarının büyük bir bölümünün iç kulak tipi yani duysal ve sinirsel tip işitme kaybı olduğundan, ameliyat koklear implant ameliyatı hariç veya ilaçla tedavilerinin mümkün olmadığını söyledi.

İşitme kaybı bebek üç aylıkken saptanmalı
İşitme kaybının bebeklerde yaÅŸamın ilk üç ayı içinde tanınması gerektiÄŸini ve bebek altı aylıkken tedaviye baÅŸlanmasını öneren Prof. Dr. EriÅŸen, şöyle konuÅŸtu: “İşitme kayıplarında tedavi iÅŸitme cihazı uygulamasının dışında, özel eÄŸitim ve rehabilitasyon ile saÄŸlanmalıdır. Bazı çocuklarda koklear implant biyonik kulak da uygulanabilir. Ancak sadece iÅŸitme cihazı veya koklear implant tedavi için yeterli olmamakta, bunların uygulamasından sonra mutlaka rehabilitasyon da yapılması gerekmektedir.”

Çocuğun işitme kaybı derecesine göre işitme cihazlarının fayda oranının değiştiğini belirten Prof. Dr. Erişen, işitme cihazı veya koklear implant uygulamasındaki amacın, çocuğun yüzde 100 duymasından çok, konuşma ve mental gelişimini sağlayacak kadar sesleri duyabilmesini sağlamak olduğuna değindi. Çünkü işitmeyen ve sesleri tanımayan çocuk konuşamazken, bu cihazlar dış ortamdan gelen sesleri yükselterek kulağa yönlendiriyor ve bu olumsuz gelişmeyi engelliyor. Böylece işitme kaybından dolayı çocuğun duyamayacağı şiddetteki sesler çocuğun duyabileceği seviyeye yükseltimiş oluyor.

Çocuk büyüdükçe cihazın değiştirilmesi gerekiyor
Çocuk büyüdükçe iÅŸitme cihazının deÄŸiÅŸtirilmesi gerekebiliyor. Ama bu sık sık gereksinim duyulan bir durum deÄŸil. Ancak bu cihazın bir defa takılıp, uzun süre kontrol yapılmayacağı anlamına gelmiyor. İşitme cihazı sık sık deÄŸiÅŸtirilmese de cihaz kullanan çocuÄŸun, belli aralıklarla kontrol edilerek izlenmesi gerekiyor. Cihazın kulaÄŸa oturan kalıbının sıklıkla deÄŸiÅŸtirilmesi önem taşıyor. İşitme cihazının etkin olabilmesi için bu kalıbın kulaÄŸa uygun olması ve çocuk büyüdükçe kulağına uygun olarak, kulak kalıbının da mutlaka deÄŸiÅŸtirilmesi öneriliyor. Cihaz takıldıktan sonra ve çocuk sesleri duyabilir hale getirildikten sonra mutlaka özel eÄŸitim programları uygulanmasını gerektiÄŸini vurgulayan Prof. Dr. EriÅŸen, şöyle konuÅŸtu: “Bu programlar ile, konuÅŸma ve dil geliÅŸimini saÄŸlayacak rehabilitasyonun yapılması lazım. İşitme kaybı olan çocuklarda amaç, konuÅŸma geliÅŸiminden önce iÅŸitmenin saÄŸlanması ve çocuÄŸun iÅŸitme ve konuÅŸma engelli olmasının önlenmesidir. Bunun için de cihaz takıldıktan sonra tedavinin bittiÄŸi sanılmamalı, sonrasında eÄŸitim ve rehabilitasyon mutlaka uygulanmalıdır.”

Hafif kayıp bile olumsuz etkiliyor
İşitme kaybı çok hafif, hafif, orta, ileri ve çok ileri derece olarak sınıflandırılıyor. İşitme kaybı, çocukların günlük hayatını olduÄŸu kadar eÄŸitim hayatını olumsuz etkiliyor. Çünkü çocuklarda çok hafif derecede bir kayıp bile öğrenmesini engelliyor. Akraba evliliÄŸi sonucunda oluÅŸan iÅŸitme kaybının erken teÅŸhisi açısından iÅŸitme taraması büyük önem taşıyor. Erken teÅŸhisle iÅŸitme kaybında çok ÅŸey yapılabileceÄŸini belirten BabayiÄŸit şöyle konuÅŸtu: “Bu çocuklarda, uygun iÅŸitme aletine ve iÅŸitsel eÄŸitime geçiliyor. Bir yıl sonra ve daha erken dönemde koklear implantasyon kulak içine yerleÅŸtirilen bir implant ile iÅŸitme sinirinin uyarılması uygulanıyor. Basit bir operasyonla implant yerleÅŸtiriliyor. Odyoloji uzmanı çocuÄŸun duyduÄŸu mekanik sesin, normal konuÅŸma sesine dönüştürebilmesi amacıyla eÄŸitilmesini saÄŸlıyor. EÄŸitim zor ve uzun ama sonuçları yüz güldürücü oluyor.”

İki kulağa da cihaz takılıyor
Bera testi ile iÅŸitme kaybının seviyesi tesbit ediliyor. Çünkü her dereceye özel iÅŸitme aleti var. Çok ileri derecede iÅŸitme kaybına hafif kayıp için üretilmiÅŸ bir alet yetersiz kalabiliyor. Uygun iÅŸitme cihazı verilemediÄŸinde zarar da doÄŸabiliyor. Sevtap BabayiÄŸit, her iki kulaÄŸa da iÅŸitme cihazı takılması gerektiÄŸini belirterek, “Beyin hem saÄŸdan hem soldan olmak üzere iki kanaldan da sesi analiz ediyor. Özellikle çocuklarda çift cihazı öneriyoruz. Bir yaÅŸ öncesinde bile iÅŸitme cihazına geçebiliyoruz. Çünkü iÅŸitme kaybı olan bir çocuÄŸa, ne kadar erken cihaz takılırsa her geçen gün bir kazanç oluyor” diye konuÅŸtu.

Yeni işitme cihazları yumuşak ve doğal tonu yakaladı
Yeni cihazların doğal ve yumuşak tonu yakaladığını anlatan Babayiğit, cihaz takıldıktan sonra çocuklara konuşma eğitimi verilmesi gerektiğini söyledi. Çocuklar uzman odyoloğun verdiği bu eğitim sayesinde, konuşmalarındaki bozukluklardan ve harf hatalarından kurtulmaları sağlanıyor. İşitme cihazlarının ömür boyu kullanılması gerekiyor. Kulak arkası tipi cihazların boyutları küçülerek daha sevimli ve hafif hale geldi. Ses kalitesinin iyileşmesi sayesinde de hastalara önemli bir işitme konforu sağlandı. Çocuklar büyüdüklerinde kulak içi işitme cihazları takılabiliyor. Banyo yaparken, denize girerken ve uyurken cihazın çıkarılması gerekiyor. Cep telefonu kullanılmasının işitmeyi bozmadığını belirten Babayiğit, işitmenin bozulmaması amacıyla cihazın bu ayarlamayı otomatik olarak gerçekleştirdiğini söyledi.

Etiketler: , ,

Bebek emzirme yöntemleri

Memenizi baÅŸ parmak tepede ve dört parmak aÅŸağıda J ÅŸeklinde tutarak destekleyin. Parmaklarınız areolanın gerisinde olmalıdır…

İlk günlerde yada göğüsler çok büyük ise tüm emzirme boyunca desteklemek gerekebilir. Meme ucunuza bir damla süt çıkarın ve meme ucunu kullanarak bebeğin dudaklarına, ağız kenarına dokunun böylece bebeğinizin ağzını genişçe açmasını sağlayın.
Bebeğinizi tüm vücudu size dönük olarak tutun.Bebeğiniz meme başı ile birlikte olabildiğince areolayı ağzının içine alacaktır.Bebek sadece meme ucunu almamalıdır.

Bebeğin dilinin alttan meme ucunu kavradığını ve dudaklarının dışarıya doğru kavradığını kontrol edin. Eğer alt çenenin yeterli açılmadığını fark ederseniz çeneye hafifçe bastırın ve açılmasını, alt dudağın da dışarıya dönmesini sağlayın.Bebeğin çenesi memeye değecektir.
Bebeğinizin ileri geri çene hareketlerini gözleyin ve arada yutma seslerini takip edin.Bebeğin burnu ve çenesi memeye değebilir.Emzirmek canınızı acıtmamalıdır. Eğer acı duyarsanız bebek büyük ihtimalle yanlış kavramıştır bebeği nazikçe memeden ayırın ve tekrar deneyin. Bebeğinizi memeden ayırırken küçük parmağınızı yavaşça ağzının kenarından içine sokun bebeğiniz parmağınızı emerken memeden ayırın.

BEBEĞİ MEMEDEN NASIL AYIRACAKSINIZ?
Emzirme bittikten sonra bebeğiniz eğer kendisi göğüsten ayrılmıyorsa göğüsten ayırmak için parmağınızla ağzının köşesi neden göğsünüze doğru bastırın. Eğer hala memeyi yakalamışken göğsünüzü çekerseniz göğüs ucunuz acıyabilir.

Emzirirken Bebeğimi Nasıl Tutmalıyım?
Bebeğinizi emzirmek için değişik şekillerde kucaklayabilirsiniz. Burada dikkat edeceğiniz durum bebeğin ağzı memeye yakın olmalı bebek memeye uzanmak için fazla çaba harcamamalı ve bütün vücudu aynı düzlemde ve size dönük olmalıdır. Bunlara dikkat ederseniz bebeğinizin memeyi tam ve doğru kavraması çok kolaylaşacaktır.Kolunuzu, dirseğinizi destek yapabilir ve kendinizin yada bebeğinizin yanlarına yastık yada minder koyabilirsiniz.

1. Kucaklama : Pek çok anne için rahattır ve en sık uygulanır. Kucakladığınız kol tarafındaki memeyi emer
2. Ters kucaklama : Prematüre yada kavramada güçlük çeken bebekler için uygundur. Emzirdiğiniz memenin tersi kolunuzla bebeği kavrayın diğer elinizle başa yada memeye destek olun
3. Koltuk Altı : İkizlerde, büyük göğüslü annelerde, düz-çökük meme başı yada kavrama güçlüğünde uygundur. Emzireceğiniz göğsün olduğu koltuk altına doğru bebeğinizi uzatın
4. Yatarak: Sezaryen doğum, problemli vajinal doğum sonrası yorgun anneye dinlenme ve emzirme sağlar.Bebeğin yüzü ve bedeni size dönük olmalıdır.

Etiketler:

apgar testi, yenidoÄŸan bebeÄŸe apgar testi

SaÄŸlıklı bir bebek dünyaya getirmek her anne baba adayının ilk isteÄŸidir. Oysa bebeÄŸin saÄŸlıklı olup olmadığını anlamak için uzmanlar, doÄŸar doÄŸmaz kilo ve boy ölçümünden daha önemli bir deÄŸerlendirme yaparlar…

“APGAR skorlaması” adı verilen bu deÄŸerlendirme, her yeni doÄŸan bebeÄŸe yapılmaktadır. Memorial Hastanesi Yeni DoÄŸan YoÄŸun Bakım Ünitesi Sorumlusu Uz. Dr. Ercan Tutak, yeni doÄŸan bebeÄŸe yapılan APGAR Testi hakkında bilgi verdi.

APGAR testinde nelere dikkat ediliyor?
5 objektif bulguya verilen puanlardan toplanan skorun 10 olması APGAR skoruna göre yeni doğmuş bebeğin durumunun mükemmel olduğunu gösterir. Bu 5 bulgu; bebeğin kalp hızı, kas tonusu, refreks cevabı ve deri rengidir.

DoÄŸumdan 1 dakika sonra
Solunum desteği gerekip gerekmediği, bebeğin doğum esnasında hayati organların kan ve oksijen alışverişlerinin durumu değerlendirilmektedir.

DoÄŸumdan 5 ve 10 dakika sonra
İlerideki sinir sisteminin gelişiminin değerlendirilmesi, yeni doğan dönemindeki ölümler açısından, 1. dakika APGAR skoruna göre daha doğru fikir verir.

APGAR skorlamasını etkileyen nedenler
Anne ve bebeğe bağlı sebeplerin her biri APGAR skorlamasının düşük olmasına sebep olur. Doğum öncesi ve doğum sırasında bebeği sıkıntıya sokabilecek anne ve bebeğe ait birçok faktör APGAR skorlamasını etkileyen nedenlerdendir.

Annenin alkol ve uyuşturucu madde kullanımı, hipertansiyon ve damar hastalıklarının olması, plasentanın erken ve önde gelmesi, doğumun uzaması anneye ait sebepler olarak sıralanabilir.
Doğum sırasında anestezi süresinin uzaması, kordon dolanması, mekonyum ilk kaka yutması, bebeğin kas ve sinir hastalıkları, doğumsal anomaliler, solunum yolu tıkanıklıkları, kullanılan ilaçlar, doğuştan kalp hastalıklarının olması, akciğer enfeksiyonları ve doğum travması ise bebeğe ait faktörler olarak gösterilebilir.

Özellikle 10.dakika APGAR’ın düşük olması ilerideki nörolojik hasarı gösterebilmesi açısından önemlidir. Bu çocukların takibi daha dikkatli yapılmalıdır. Bu skorlama özellikle doktorun çocuÄŸu takibinde kolaylık saÄŸlar. APGAR skoru yüksek çıkan çocuklarda da bazen nadiren de olsa sonraki günlerde saÄŸlık problemleri görülebilir.

SaÄŸlıklı bir ÅŸekilde yaÅŸama merhaba diyen çoÄŸu bebeÄŸin APGAR skoru 8′in üzerindedir. Ancak bebeÄŸin saÄŸlıklı olduÄŸunun tek göstergesi deÄŸildir.

Etiketler:

Bebekler neler yapabilir

1 aylık bebek, görebilir, duyabilir, 2 aylık olunca gülmeye, 4 aylık olunca ise cisimleri iki eliyle kavramaya, kendi kendine oynmaya baÅŸlar. 6 aylık bebek destekle oturabilir, 9 aylık olunca destekle birkaç adım bile atabilir…

AÅŸağıdaki geliÅŸim kategorisi çocuÄŸunuzun bulunduÄŸu geliÅŸim seviyesini daha iyi deÄŸerlendirebilmenizi saÄŸlasa da, çocuÄŸunuzun bu özelliklerin hepsini taşımasını beklemeyin. Unutmayın, her çocuk birbirinden farklıdır! Tavır, davranış ve vücut geliÅŸimi çocuktan çocuÄŸa farklılıklar gösterir…

İKİ HAFTALIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?

-Bebek kolları ve bacakları hafif bükülmüş olarak yatar.

-Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi yeni doğan dönemine ait refleksler otomatik hareketler bebeğin tek hareketleri olabilir.

-Zaman zaman bakışınızı yakalayıp size bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümseyerek, başınızı sallayarak yanıt vermeye çalışın.

-Bulanık görür. 20-25 cm mesafeyi seçebildiği için onu tutanı çok rahat görebilir.

-Henüz başını kaldıramaz, yatarken dönemez ve oturamaz.

-Sakin olduğu kısa dönemler olacaktır; bu dönemlerde ona şarkı söyleyin, konuşun, evde gezinin.

BİR AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?

-Görebilir, duyabilir, tat alabilir, acıyı hisseder!

-Başını tutabilir, karın üstü yattığında başını sağa-sola çevirebilir.

-Emerek kendini sakinleÅŸtirebilir.

-Agu- ıkınma sesi- kumru sesi-mırıldanma gibi sesler çıkarmayı dener.

-Kısa süreli izleyebilir, yakın tutunca dikkatle bakabilir.

-Sizi tanıdığını belli edebilir. Sesinizi duyunca sakinleşebilir.

-El ve ayaklarının farkına varmaya başlar.

İKİ- ÜÇ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?

-Başını daha uzun süre dik tutabilir, göğsünden destek alıp kalkmaya çalışabilir.

-Ellerini bacaklarını sallamaya, basmaya çalışabilir.

-Parmaklarını açabilir, ellerini birleştirip ağzına götürebilir ama henüz elini bütün olarak kullanır.
-Gülmeye başlar, tanır. Tek heceli sesler çıkarmaya, cıvıldamalara başlar.

-90-180 derece izleyebilir.

DÖRT AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?

-Etrafıyla ilgilenmeye başlar, yatmak değil oturmak ya da dolaştırılmak ister. Biraz destekle 1-2 dakika oturabilir.

-Karnının üstüne yattığında elleriyle itip minik push-up’lar yapar, hatta bir tarafa dönebilir.

-Uzanıp cisimleri iki eliyle kavrar, biraz inceleyip sonra ağzına götürür. Salyası bollaşır.

-Kendi kendine oynayabilir.

-Tek heceler 4-5 aylarda çıkmaya başlayabilir, ancak anlamlı değildir.

-Çığlık atmayı dener.

-Bebeğinizin kişiliği belirginleşmeye başlar. Size tüm yüzü ve vücuduyla yanıt vermesi yakındır.

ALTI AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?

-Artık her şeyi görüp izleyebilir.

-Destekle oturabilir. Eğer ek gıdalara geçtiyseniz kaşıkla beslenmeyi bebek otururken yapmalısınız.

-Her iki yöne de dönebilir. Yüzükoyun yatarken poposunu havaya kaldırmaya bile çalışabilir.

-Bebek 3 boyutu kavrayabilir ve büyüklük ve şekillerine göre cisimleri gruplandırabilir.

-Aynada, arkasında sizi görürse, arkasına bakıp sizi arayabilir.

-Bir eliyle kavradığı cismi diğer eline geçirebilir, iki saplı bir bardaktan yardımınızla su içebilir.

-Cisimleri birbirine vurur, ellerini birleştirir, oyuncağını tek eliyle tutabilir.

-Sesli güler, çığlıklar atar.

-Bebeğiniz artık eğlenmeye başlar. Sizinle saklambaç oynayabilir.

-Yabancıları ayırmaya başlayabilir.

-Emme, baloncuklar çıkarma, yalama; konuşma öncesi hareketlerdir.

DOKUZ AYLIK BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?

-Bebekler ayağa kalkmak için kendilerini çekmeye başlarlar.

-Ses çıkarmak için bir ÅŸeyleri birbirine vurmaya bayılırlar. #8216;Baba’, #8216;mama’ gibi sesler çıkarmaya baÅŸlarlar.

-Bebeğiniz bu dönemde eşyaları, kaplara koyup çıkarabilir.

-Bazı 9 aylıklar, destekle birkaç adım bile atabilir. Bebeğiniz ayrıca, dizlerini kırarak eğilmeyi ve ayakta durduktan sonra tekrar oturabilmeyi öğrenir.

-Bu yaştaki bir bebek, hareket etmenin verdiği özgürlük duygusu ile emekleyerek veya iki ayak üzerinde, hareket etmek, ulaşmaması gereken şeyleri almak ister.

-Bu yaşta, belki de merdivenleri emekleyerek çıkabilir ve eşyalara tutunarak hareket edebilir.

-9-10 aylık olunca bebekler bir şekilde oda içinde sürünerek, emekleyerek, eşyalara tutunup sıralayarak dolaşmaya başlarlar.

-Bir oyuncağını uzaklaştırırsanız, gittikçe daha çok kendine güvenen bebeğiniz buna karşı çıkacaktır. Aslında artık kendi istek ve ihtiyaçlarını belirtmeyi öğrenmeye başlıyor.

-Problem çözme yeteneği gelişir ve şimdi şeffaf bir kabın içinde gördüğü oyuncağı almak için direkt uğraşmak yerine kapağını açmayı dener.

Dil geliÅŸimi:

-Kelimeleri kullanmasa da, onları anlar. “ba”, “ma” gibi heceleri tekrarlayarak gerçek kelimeleri taklit etmeye uÄŸraşır. Sakın çok heyecanlanmayın, henüz konuÅŸamıyor, ancak heceleri tekrarlıyor.

-Kelimelerinizden çok, tonlamanızdan anlam çıkarır.

-Onunla ne kadar çok konuşursanız-yemek hazırlarken, araba kullanırken, üzerini giydirirken- o kadar çabuk iletişim yeteneklerini geliştirir.

-Bir çalışmada, çocukların bir gün içinde ne kadar çok kelime duyarsa, o kadar zeki olduklarını gösterilmiş. Tabi ki televizyondan veya arka plandaki sohbetlerden duyulan kelimeler değil; bebeğinizin anlamasına yardım etmek için konuşmalar interaktif olmalı.

BİR YAŞINDA BEBEĞİNİZ NELER YAPABİLİR?

-Kendi başına ilk adımlarını bu yaşta atabilir. Aslında bunu, bundan sonraki birkaç hafta veya ay yapamayabilir, yani eğer bu ay yürüyemezse üzülmeyin.

-Çoğu çocuk bu ilk adımları parmak ucunda, ayakları dışa dönük olarak yapar.

-Kaşık kullanarak, her ne kadar ağzını ıskalasa da kendini beslemeye başlayabilir.

-#8216;Mama’ ve #8216;baba’ dışında birkaç kelime daha bilebilir.

-Uyduruk bir dille konuÅŸabilir.

-Her şeyi itmenin, fırlatmanın ve yere çarpmanın çok eğlenceli olduğunu düşünür.

-Oyuncağını size verir, geri alır.

-Blokları bir kaba doldurur, boşaltır. Bu kaplar ve tavalar için de geçerlidir.

-Küçük olanları, büyük olanların içine koyar, ayrıca onları birbirine çarparak korkunç gürültüler çıkarır.

ONBEŞİNCİ AYDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?

-Artık yürüyor hatta koşmaya çalışıyor olabilir. Eğilip yerden bir cismi rahatça alır.

-Parmağıyla işaret eder, vücut kısımlarını bilebilir. Çizgi çizebilir.

-Üst üste 2 küp koyabilir.

-Çocuğunuz yeni şeyleri kurcalamaktan, araştırmaktan zevk alır.

-Yeri süpürmek, silmek, çamaşır yıkamak gibi aktiviteleri taklit edecektir.

-En az 1 anlamlı kelime söyler.

ONSEKİZ AYLIK ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?

-KoÅŸabilir, topa vurabilir.

-İki basamaklı bir komutu yerine getirebilir. Hafızası gelişmeye başlar.

-Vücut kısımlarını bilir.

-5-10 kelimesi olabilir.

-İsteklerini belirtebilir.

-3-4 küple kule yapabilir. Anahtarları, düğmeleri çevirebilir.

-Saçını tutmak, sallanmak, parmak emmek gibi kendini rahatlatıcı bazı alışkanlıkları oluşabilir.

İKİ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?

İki yaşında fiziksel gelişim

-Sürekli hareket halindedir.

-Kolay yorulur Koşar ve tırmanır.

-Tek başına merdiven iner ve çıkar.

-Ayak ucuna basarak yürümeyi becerebilir.

-3-5 küpü üst üste koyar.

-Rastgele çizgiler çizerken artık kontrollü yazmaya başlar.

-Büyük butonları açıp kapatabilir

-Tuvalet ihtiyacında daha bağımsızdır. Hala biraz yardıma ihtiyacı olabilir.

-Gece uykuya yatırmak zorlaşabilir.

İki yaşında sosyal gelişim:

-Oldukça gerçekçi taklitler yapar.

-KardeÅŸleriyle daha fazla ilgilenir.

-Cinsiyetini bilir.

-Hayali bir oyun arkadaşı yaratabilir.

-Diğer çocuklarla birlikte olmak ister ama onlarla oyun oynamaz.

-Paylaşmayı sevmez.

-Her ÅŸeyi #8216;benim’ diye sahiplenir.

-Diğer çocukları tırmalayabilir, ısırabilir, vurabilir veya itebilir.

İki yaşında duygusal gelişim:

-Kolay sinirlenir ve çok sabırsızdır.

-Bağırıp çağırır, yumruklar atar.

-Kendi istediklerini yapmak ister.

-Günlük düzen bozulunca sinirlenir.

İki yaşında zihinsel gelişim:

-Konuşmaya ilgisi artmıştır.

-Çocuk dili kullanır.

-3-5 kelimeli cümleler kurar.

-Konuşabildiğinden daha fazla sayıda kelimenin anlamını bilir.

-Kendi iÅŸini kendi yapar.

-İkna etmek giderek zorlaşır.

-Alternatifler arasında seçim yapamaz.

ÜÇ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?

Üç yaşında fiziksel gelişim

-Kendi kendine yardımsız yemek yer.

-Zıplar, koşar, parmak ucuna basarak yürür.

-Üç tekerlekli bisiklet sürer.

-Merdiven inip çıkar.

-Kendi soyunabilir, ancak giyinmek için yardıma ihtiyacı vardır.

-Büyük butonları açıp kapayabilir.

-Pastel boyaları daha iyi kullanır.

-Süt dişleri düşebilir.

Üç yaşında sosyal gelişim:

-Anne, babasını idolleştirir.

-Telefona cevap verir.

-Büyüklerden onay almak ister.

-Sınırlamaları sürekli test eder.

-Sıklıkla yalnız oynamayı tercih eder.

-Hayali bir oyun arkadaşı olabilir.

-Diğer çocuklarla oyunlar kurar.

-Oyunda sırasını bilir.

Üç yaşında duygusal gelişim:

-Daha sakin ve uyumludur.

-Bazen ağlama ve tutturmaları olabilir.

-Yabancı olduğu nesne ve faaliyetlerden korkabilir.

-Bazen bebek gibi davranabilir.

-Rüyaları hakkında konuşmaya başlayabilir.

Üç yaşında zihinsel gelişim:

-Yaşını, adını, soyadını, oturduğu semti bilir.

-Yaklaşık 1.000 kelime bilir.

-Bazı gramer prensiplerini kavrar.

-Bazı hikayeleri tekrar tekrar dinlemekten hoşlanır, öğrenebilir.

-Temel renkleri tanıyabilir.

-Bazı çok basit sorumluluk üstlenebilir.

-Merak edip sorular sorar.

-Dikkat süresi birkaç dakikadan uzun değildir.

DÖRT YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?

Dört yaşında fiziksel gelişim:

-Sıçrama,koşma,tırmanma yeteneği artar.

-Kolay yorulur.

-Sakardır.

-Bağırmaktan hoşlanır, beklenmedik seslerden korkar.

-Kendi kendine tuvalet ihtiyacını karşılar.

-Kendi giyinir,soyunur,fermuarını çeker.

-Bildiği nesnelerin resmini çizer.

Dört yaşında sosyal gelişim:

-20 dakika süreyle televizyon seyreder.

-Son karar için ailesine danışır.

-Sınırlamaları test eder.

-Tepkinizi gözlemek için argo sözler kullanır.

-Grup aktivitelerine hazırdır.

-Farklı cinsiyet rollerini bilir.

-YetiÅŸkinlerin aktivitelerini taklit eder.

Dört yaşında duygusal gelişim:

-Zaman zaman bebek gibi davranır.

-Yeni korkular gösterebilir.

-Şakacı olma eğilimindedir.

Dört yaşında zihinsel gelişim:

-Yaklaşık 1.500-2.000kelime bilir;4-5 kelimeli cümleler kurar.

-Eğlenceli, abartılı hikayelerden hoşlanır.

-Ona kadar sayabilir; bazı şekilleri tanır.

-Bazı zaman kavramlarını anlamaya başlar. dün,bugün,yarın

-Sürekli #8216;neden’ diye sorar.

-Yardımsız oyuncaklarını toplar.

-Basit işlerde yardım etmeyi sever.

-Doğru ve yanlış arasındaki farkı anlamaya başlar.

-Hayal ile gerçek hayatı ayırma yeteneği gelişir.

BEŞ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?

5 yaşında Fiziksel gelişim:

-Süt dişleri düşmeye başlayabilir.

-SaÄŸ veya sol el tercihi belirginleÅŸir.

-Ayrıntılı yapıları kurar.

-Kolay yorulur.

-Kendi başına banyo yapar, yemek yer, giyinir, tuvalete gider.

-Semistructured oyunlara katılmaya başlar.

-Hareketli oyunlardan hoşlanır.

-Sesli ritim çalgılardan hoşlanır.

-Doğum ve üreme hakkında sorular sorar.

Beş yaşında duygusal gelişim:

-Duygularını kelimelerle ifade etmeye başlar.

-Kolayca utanır and cannot yet laugh at self.

-Ölüm hakkında duygular ortaya çıkar.

-Aşırı yaramazlıklar yapar.

-Bağımsızlıktan hoşlanır.

-Ağır başlı ve güvenilirdir.

Beş yaşında sosyal gelişim:

-Kurallara daha fazla uyumludur.

-Bazen ispiyon tattle, kötü söz name-call, vurma, itme gibi davranışlar gösterebilir.

-Farklı cinsiyet rollerini bilir.

-Basit grup ödevlerine uyum gösterir.

-Büyükleri sevindirmekten hoşlanır.

-Takes turns during playing and speaking.

-Diğer çocuklarla daha rahattır.

-Aile aktivitelerine çok ilgilidir.

Beş yaşında zihinsel gelişim:

-Harf ve kelime farkını anlamaya başlar.

-Oyunları daha fazla süreyle devam ettirir.

-Has developed an overall image of self.

-Gerçekleri ister.

-Temel renkleri bilir.

-Sağ ve sol kavramını anlar.

-2.000-2.500 kelime bilir.

-Kolay ev işlerine yardım edebilir.

-Adres ve telefon numarası öğrenebilir.

-10′a kadar sayabilir.

-Karşıtlık kavramını anlamaya başlar.

-6-8 kelimeli cümleler kurabilir.

-Paraları ayırt eder.

-Sabah, öğleden sonra, akşam, dün, bugün, yarın gibi kavramları anlar.

-Gerçek hayat ile hayal ürünü arasındaki farkı daha iyi ayırt eder.

-Tek düşüncenin kendisininki olduğuna inanır.

ALTI YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?

Altı yaşında fiziksel gelişim:

-Oyunlarda aktif rol almayı sever.

-Bazı motor kabiliyetleri gelişmektedir.

-Banyo yapmak istemeyebilir.

-Mum boyayla iyi boyar ancak yazı yazma ve kesmede zorlanabilir.

Altı yaşında duygusal gelişim:

-Ruh hali oynaktır.

-EleÅŸtirilmekten hoÅŸlanmaz.

-Yanlış yapmaktan çekinir.

Altı yaşında sosyal gelişim:

-Oyun oynarken kurallar koyar.

-Arkadaşlarını değerlendirebilir.

-Yaşıtlarıyla ortak oyunlar kurar.

-Özgürlüğüne düşkündür.

Altı yaşında zihinsel gelişim:

-Basit ev işlerini yüklenebilir.

-100′e kadar sayabilir.

-Şekil, zaman, renk, sayı gibi kavramları daha iyi anlar.

-Kaza ve maksatlı davranışları artık algılayabilir.

-Dikkat süresi 15 dakikayı geçmez.

-Fikir farklılıklarının olabileceğini anlar.

SEKİZ YAŞINDA ÇOCUĞUNUZ NELER YAPABİLİR?

Sekiz yaşında fiziksel gelişim:

-Yazı ve çizgisi ince motor yeteneğinin artmasıyla hızla ilerleyecektir.

-Dış görünümü ve davranışları konusunda rahattır.

-Kilosu ve boyuyla ilgilenir.

-Sonsuz enerjisi vardır.

Sekiz yaşında sosyal gelişim :

-Tartışır, bazen üstünlük taslar.

-Aynı zamanda sevgi dolu ve tepkilidir.

-Başkalarının fikirlerine yorumlar getirir.

-Arkadaşları arasında gruplaşmalar başlar.

-Sır saklar.

-Karşı cinse biraz hırçındır.

Sekiz yaşında zihinsel gelişim :

-İdealistir.

-Çeşitli projeler geliştirir; koleksiyon yapar.

-Verilen iÅŸi bitirmekten gurur duyar.

Sekiz yaşında ruhsal gelişim :

-Hemen utanır.

-Korku, kızgınlık, üzüntü gibi duyguların paylaşıldığını hisseder.

-Umudu kolay kırılır.

Etiketler: