mIRCLove.Gen.tr ‘Aşk’


Nasil Bir Sevgilisiniz

Dört dörtlük bir sevgili olmak için sabır ve esneklik başta olmak üzere birçok özellik gerekir. Kız arkadaş potansiyelinizi testimizden öğrenebilirsiniz.

1) Bugün yeni sevgilinizin doğum günü. Hediyeniz ne olur?
a- Onun evinde güzel bir yemek
b- Pahalı bir saat veya bir kıyafet
c- Hediye mi? Neden onun için para harcayacaksınız ki?

2) Partnerinizle birlikte cumartesi akşamı için planınız var, ancak o arayıp eski okul arkadaşlarıyla buluşması gerektiğini söyledi. Ne yaparsınız?
a- Başka kadınlarla buluşacağından endişe edersiniz.
b- “Tamam” deyip, başka bir erkekle çıkarsınız.
c- Siz de arkadaşlarınızla çıkmaya karar verirsiniz

3) Sevgiliniz kötü bir sesle sizi arayıp, işten çıkarılmak üzere olduğunu söyledi. Ne cevap verirsiniz?
a- Evden çıkmak üzere olduğunuzu söylersiniz.
b- Ona destek olmaya çalışırsınız, ama onunla bir saatten fazla konuşmazsınız.
c- Gece boyunca onun dert ortağı olursunuz.

4) Kuaförde tüm gün sürecek bir randevunuz olduğu gün, sevgiliniz sizi bir düğüne çağırdı. Ne yaparsınız?
a- Onunla gideceğinizi söylersiniz ama size borçlu kalacağını da eklersiniz.
b- Memnuniyetle sevgilinize eşlik edersiniz. Saç ve vücut bakımı için bir altı ay daha beklersiniz.
c- Planlarınızı iptal edemeyeceğinizi söylersiniz.

5) Sevgiliniz DVD veya restoran seçimini size danışmadan yapar. Bunu nasıl karşılarsınız?
a- Her zaman size danışması için ısrar edersiniz.
b- Bazen bir yedek plan oluşturursunuz ama çoğu zaman onun zevklerine güvenirsiniz.
c- Seçimini beğenmeseniz de kabul edersiniz.

6) İlişkiniz başladıktan sonra hayatınız daha mı heyecanlı olmaya başladı?
a- Evet, yalnızken hayat size sıkıcı gelir.
b- Hayır, ateşli partnerler bile belli bir dönem sonra sıkıcı olmaya başlar.
c- Evet, eğer hem siz hem partneriniz özel hobilerinize devam edebilirseniz.

7) Erkekler alet olsaydı, sevgiliniz ne olurdu?
a- Bir kamera, nadiren kullanırdınız.
b- Bir CD çalar. Onu açmayı seversiniz ama devamlı olarak dinlemek istemezsiniz.
c- Düz ekran televizyon. Onu devamlı seyretmek istersiniz.

8) Biriyle ciddi bir ilişki içindeyken kız arkadaşlarınızı görmeye devam eder misiniz?
a- Tabii ki, ancak bazı özel geceleri sevgilinize ayırırsınız.
b- Sevgilinizle birlikte olmayı tercih edersiniz.
c- Tabii ki, yalnızken takıldığınız gibi sevgiliniz varken de ayın şekilde barlara takılırsınız.

9) Sevgilinizle birlikteyken, genellikle kim daha fazla konuşur?
a- O. Bundan mutlu olduğunu bilirsiniz.
b- Siz.
c- Her ikiniz de konuşursunuz.

10) Tek eşlilik sizce nedir?
a- Diğer erkeklerle flört edip şakalaşabilirsiniz ancak dokunmak yasak.
b- Erkek dostlarınızla konuşmak bile yasak
c- Başka bir erkekle yatmazsınız(ancak öpüşmek kabul edilebilir.)

Puanlama
1) a-1, b-0, c-2
2) a-0, b-2, c-1
3) a-2, b-1, c-0
4) a-1, b-0, c-2
5) a-2, b-1, c-0
6) a-0, b-2, c-1
7) a-2, b-1, c-0
8) a-1, b-0, c-2
9) a-0, b-2, c-1
10) a-1, b-0, c-2

Değerlendirme

15 Puan ve fazlası
Yarı bağlı sevgili

İdeal bir kız arkadaşı olamamanızla alakası yok, dört dörtlük bir sevgili size pek cazip gelen bir alternatif değildir. Bunun için siz ilişkinizi “yarı bağlılık” düzeyinde tutarsınız, doğum gününde fazla masraf etmek gerekmediğini düşürürsünüz, arkadaşının düğününe onunla birlikte de sizce şart değil. Derin bir ilişkiye ulaşmak isterseniz, birlikte olduğunuz erkeği belli bir mesafede tutmaktan vazgeçin. Mutsuz gününde onu desteklemelisiniz, erkek arkadaşları için sizinle olan planını iptal ettiğinde intikamınızı başkasıyla çıkarak almayın. Bütün buluşmalarınızın sizin istediğiniz yerlerde gerçekleşmesinde ısrar etmek yerine onun da fikrini dinleyip, birlikte karar vermeye çalışın. İlişkinizin gelişmesini istiyorsanız, her ikiniz de çaba göstermeli ve esnek olmalısınız.

7-14 Puan arası
İdeal sevgili

Kız arkadaşların değeri kumaş olarak biçilmiş olsaydı, siz kesinlikle kaşmir olurdunuz. İlişkinizde ölçülüsünüz, ne fazla ödün veriyor, ne de bencillik yapıyorsunuz. İlişkiniz başarılı olmazsa dünyanız yıkılmaz, çünkü sosyal hayatınız aynı şekilde devam eder. Özgüveniniz ilişkinizi dengede tutar. Sevgilinizin özgürlüğe ihtiyacı olduğunda, siz de fırsattan istifade kız arkadaşlarınızla buluşur, keyifli vakit geçirirsiniz. Kız arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizin devam etmesi doğal olduğu kadar, bazı erkeklerle de sosyal ilişkileriniz olmasında bir sakınca olmadığını bilirsiniz. Aynı zamanda bir erkeğe ne zaman verici davranacağınızı ve ne zaman ondan bazı şeyler beklemeniz gerektiğini bilirsiniz. Bu dengeli karışım sizi olağanüstü bir sevgili yapar.

6 puandan az
Aşırı fedakar sevgili

Sadık sevgili rolüne kendinizi o kadar kaptırmışsınız ki, bazen “Bayan Çaresiz” portresi çiziyorsunuz. Bir erkekle ikinci buluşmanızda bile, arkadaşlarınızdan vazgeçmeye hazırsınız. Sorun nedir diye merak ediyorsanız, bu şekilde davrandığınızda hem sevgilinizin gözündeki değeriniz azalır, hem de hak ettiklerinizi elde etmenizi engellemiş olursunuz.

Davranışlarınızı iyileştirmek için, ilk önce yeni bir ilişkiye başladığınızda, en azından bir müddet için “sevgilim” veya “hayatımın erkeği” kelimelerini sözlüğünüzden silin. Bu erkekle şu an için birlikteyim, bakalım zaman ne gösterecek diye düşünün. Hem daha cool görüneceksiniz, hem ilişkinizi aceleyle ilerletmemiş olacaksınız.

İlişkinizin doğruluğundan emin olduğunuzda, ilişkiden kendi beklentilerinizin de olması gerektiğini asla unutmayın. Üzüntüsünü anlatması için ona sırf 20 dakika ayırdıysanız, ne düşüneceğinden endişe etmeyin. Bazı şeyleri sırf kendiniz için yapmayı ihmal etmeyin. Olaylara bu açıdan bakarsanız, hayatınızın enteresan olması için illa ki bir erkeğe ihtiyacınız olmadığını anlayacaksınız.

Balik Burcunun ozellikleri

Balık Burcu Kadını ve Erkeğinin Özellikleri
Balık Burcu 20 Şubat – 20 Mart Tarihleri Arasında Doğanlar

TEMEL ÖZELLİKLER
Yönetici Yıldızınız: Neptün (Hayalleri temsil eder)
Grubunuz: Su, negatif
Burcunuzun cinsiyeti: Dişi
Üstün yeteneğiniz: Başkalarına karşı ilgi, şefkat
Özelliğiniz: Canlılık
Emeliniz: Huzur
Amacınız: Servete ve mutluluğa ulaşmak
Anahtar Sözcüğünüz: Hayalcilik
Yenmeniz gereken huyunuz: Kendi değerinizi küçümsemek
Uğurlu gününüz: Persembe
Uğurlu sayılarınız: 7, 11, 73, 354, 7299
Uğurlu taşınız: Akuamarin
Uğurlu renkleriniz: Deniz mavisi, Türk yeşili, yeşil, gümüş rengi
Uğurlu çicekleriniz: İnci çiçeği, zambak
Uğurlu kokularınız: Kiraz çiçeği, zambak, limon çiçeği
Hoşlandığınız müzik: Huzur veren hafif müzik
Olası hastalıklarınız: Sindirim sistemi, sinir sistemi hastalıkları, romatizma, alkolizm
Çok iyi anlaştığınız burçlar: Yengeç, Akrep
İyi anlaştığınız burçlar: Oğlak, Kova, Koç, Boğa
Kötü anlaştığınız burçlar: İkizler, Başak
Ne iyi ne kötü: Aslan, Terazi
Başarılı olacağınız meslekler: Doktorluk, öğretmenlik, sosyal yardım görevlisi, din adamlığı, müzisyen, tasarımcı, metin yazarı, yazar
Burcun ünlüleri: Albert Einstein, Alexander Graham Bell, Antonio Vivaldi, Bobby Fisher, Christopher Atkins, Chopin, Cindy Crawford, Gorbachev, Hugo, Jerry Lewis, Lisa Minelli, Michelangelo, Ornella Muti, Rossini, Rudolph Nurayev, Ursula Andress, Yuri Gagarin.

GENEL ÖZELLİKLER
Balık ´ta su unsuruyla, değişen nitelik birleşir. Yöneticisi olan Neptün, sezme gücü, hayaller, derin duygular ve çevreye uyabilme niteliklerini burca verir. Dolayısıyla da ortaya son derece hassas bir burç çıkmıştır. Balık insanı, dış alemi duyguları sayesinde hemen algılar. Buna kendi hisliliği de eklenince Balık insanının aşağı yukaru tamamıyla duygulardan oluşmuş olduğu da anlaşılır.

Böyle duygulu bir tip, dünyamızda pek çok üzücü durumla karşılaşacaktır tabii. Bunların her biri de onu yıkabilir. Ama Neptün sayesinde Balık burcunun kendi kendisini aldatma yeteneği de vardır. Balık insanı, üzülmemek için çevreye uyar. Dolayısıyla da kendi düşüncelerinden vazgeçer. Bunu yapamadığı zamanlar Balık tipi büyük karamsarlığa kapılabilir.

Balık insanı, iyi niyetli, yumuşak ve çok merhametlidir. Ayrıca inanılmayacak kadar renkli bir iç dünyası vardır. Hem Balık insanı için gerçek olan da bu iç dünyadır işte. Oysa bu hayallerin gerçeklerle pek ilgisi yoktur. Ancak Balık insanının sezme gücü de inanılmıyacak kadar gelişmiştir. Bu sezgiler onu gerçeklere hazırlar. Yani bu duygular onu yaşamı sertliklerinden koruyan birer tampon gibidir. Hem Balık insanı gerektiğinde kendisini gerçeklerden uzaklaştırmasını da iyi bilir.

Yalnız bazen bu gerçeklerden kaçma isteği içkiye ve uyuşturucu maddelere düşmesine de yolaçabilir. Balık insanı, kuşkucu bir tiptir. Gerçekler bir yana; olmayan şeylerden bile korkarlar. Bu yüzden sinirleri bozulabilir. Yine bu tip, kendi kendini kandırır. Ayrıca başkalarını kandırmayı da doğal sayar.

Bu sözlerimizden Balık burcunun güçsüz, aciz olduğu anlamını çıkarmamalısınız. Bunlar Balığın özellikleridir. Ama doğum anında yıldız haritasındaki başka güçler bu etkileri hafifletir ve hatta çok olumlu hale getirebilir. Örneğin Balık tipinin eşsiz iç dünyası kendisi için yararlı olabilir. Yazı yeteneği olan bir Balık insanı bu sayede başarıya erişebilir. Güzel sanatların bütün dallarında da durum aşağı yukarı böyledir. Ünlü pek çok yazar ve sanatçı Balık burcundan çıkmıştır.

Balık insanı endişeli tip olduğu için hemen karamsarlaşır. Bu üzüntü biraz sürerse sinir rahatsızlıkları ve sindirim bozuklukları ortaya çıkabilir.

Balık insanlarının sezgisi çok güçlüdür. Ayrıca türlü güzel şeyleri hayal edebilir. Konuşması yumuşak ve tatlıdır. Yaşamın güzel şeylerinden, renklerden, müzikten, lüksden zevk alır. Eğer yıldız haritasında ona yön verecek güçlü bir (ya da birden fazla) gezegen varsa Balık insanı renkli hayallerini gerçekleştirebilir. Çok romantiktir ve iyi bir sevgili olur. Sevdiği kimseyi türlü üstünlüklerle süsler. Onun iç yüzünü pek göremez. Hayal kırıklığına uğrarsa aşkı söner; ama kısa süre sonra yine büyük aşkla sever.

Balık insanlarının her konuda bir fikirleri vardır. Konuşkandırlar, anlattıkları hikayelerle diğer insanları hemen çevrelerine toplarlar. Kendilerini kimsenin dinlemediğini hissederlerse rüyalara dalarlar. Ama Balık insanları lotoda 8 tutturmayı hayal etmezler. Bu onlar için çok bayağıdır ve Neptün’ün onlara kazandırdığı alışılmamış yaratıcı yeteneklerine uygun değildir. Rüya ülkesinin kapıları onlara hep açıktır. Bu hayaller öylesine canlıdır ki onları gerçekleştirme isteği duymazlar. Çünkü bir amaca ulaşmak için gerekli savaşçı ruhları yoktur. Bunun dışında günlük işlerin rutinliğinden nefret ederler. Mutlu olabilmek için, gelecekte olmasını umut edebilecekleri yeni bir şeye ihtiyaçları vardır.

Balık insanları fikirleriyle başkalarını heyecanlandırabilmek için çok çaba harcarlar. Onlar için önemli olan tek şey, yaratıcılıklarını mesleki açıdan kullanmaktır, örneğin bir reklam ajansında. O zaman devamlı emir almaktan şikayet etmeyen yardımcıları varsa mesleklerinde yükselebilirler.

En mutlu Balıklar sanatçı olanlardır. Konuşkanlıkları sayesinde sık sık onları koruyacak hamiler bulurlar. O zaman rutin ekmek kavgasından kurtulup yaratıcı yeteneklerini geliştirirler.

Etiketler: , , , ,

SevqiLiniz Uzaktaysa

Eski zamanlarda birbirini uzaktan gören sevgililer birbirlerine mektuplar yazarmış. Kız, beybabasının hışmından korkup delikanlıyla buluşamaz ama yine de sevdiğini mektupsuz bırakmaz, dadısıyla, olmazsa bakkalın çırağıyla ona gönderirmiş. Sevdiği kızın pencereden bir bakışıyla içi eriyen delikanlı, mis kokulu sevgilisinin mektubunu defalarca okur, onu utandırmayacak ama aşkını da anlatacak kelimeleri seçmek için saatlerce uğraşırmış… İkisi de birlikte olacakları günün hayalini kurarlarmış…

‘Geçti o günler!’ diyorsunuz. Doğrudur. Ama hala kadınlarla erkekler birbirlerine aşık oluyor, hala aşklarını kelimelere dökmek istiyor. Sadece araçlar değişti. Günümüzde dadının görevini İnternet üstlendi; mektuplar da kokulu kağıtlara güzel elyazısıyla yazılmak yerine elektronikleşti. Sevgilileri ayıran şey de artık ‘beybaba’lar değil mesafeler…

Sonuçta ortada hala bir aşk ve bunu anlatmak isteyen iki kişi var. Yan yanaysanız sorun yok ama ayrı şehirlerde, hatta ayrı ülkelerde yaşayan ve ancak elektronik mektuplarla sevişip koklaşan bir çiftseniz o zaman aşk (elektronik) mektupları aşkınız için gayet önemli.

Size bu zor ve dikenli yolda birkaç tüyo:

* E-posta yoluyla yaşanan ilişkilerde en büyük sorun yanlış anlaşılmaktır. Vücut dilinizi kullanamadığınız, sesinizin tonunu ayarlayamadığınız için siz ak derken o kara anlayabilir. Onun için kullandığınız kelimeleri dikkatli seçin ve anlatmak istediğinizi uzun uzun, açıklayarak anlatın.

* Başka bir sorun ona özene bezene yazdığınız o e-postayı sevgilinizin düzgün bir ortamda okuyamama ihtimalidir. Yani bütün gününüzü onun gözlerini düşünerek geçirdiğinizi anlattığınızın mektubunuzu patronunun önünde okuması e-postanın etkileyiciliğini azaltacaktır. Bu durumdan kaçınmak için e-postanızın konu bölümüne, ‘yalnızken ve beni özlediğinde oku’ ya da o anlamda birşeyler yazabilirsiniz.

* Eğer sadece arkadaşsanız ve e-postalarda arkadaşlığınız yavaş yavaş duygusal bir ilişkiye dönüşme eğilimindeyse bir anda heyecana gelip en son söyleyeceğinizi ilk başta söylemeyin. Başta bahsettiğimiz vücut dili ve tonlamanın olmayışı, ya da onun gözlerini görememeniz ciddi yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Bu yüzden aşkınızı itiraf edecekseniz bile aman yavaş yavaş edin. Her aşamadan sonra ondan cevap bekleyin ve tavrınızı onun cevaplarına göre şekillendirin.

* Unutmayın, siz ne kadar tedirginseniz karşınızdaki de o kadar tedirgin. Onun bu rahatsız halini en aza indirmek için elinizden geleni yapın; mesela onun e-postasını aldıktan sonra bir an evvel cevap yazın çünkü sizin için basit bir gecikme olsa da karşınızdaki bunu yazdığı şeylere karşı bir tavır olarak algılayabilir ve yine yanlış anlaşılmalar olabilir.

* Bazıları güzel ve romantik şeyler söylemekte zorlanabilirler, yani ağızları o kadar da iyi laf yapmaz. Sonuçta derdinizi acemice de anlatsanız, samimi olmanız büyük bir ihtimalle karşınızdakine yetecektir. Ona somut olaylar yerine duygularınızı anlatırsanız samimiyetinizi anlaması daha kolay olabilir. Örneğin şöyle başlayan bir e-postaya ne dersiniz?

‘Bu sabah başıma gelen en iyi şey senin e-postanı almaktı. Sabahki mutsuzluğum bir anda kayboldu, bugünün pazartesi olduğunu bile unuttum. Biraz da heyecanlandım seni düşününce…’

Ama yine de bir türlü söyleyemediğiniz o romantik sözcüklerinizin mektubunuzda yer almasını istiyorsanız şiirlerden faydalanabilirsiniz. Sizin söylemek istediğinizi çok güzel söylemiş şairler vardır mutlaka.

* Tabii her şeyin ötesinde, her ne kadar sevgililer için ‘uzak diye bir yer yok’ dense de, siz bir an evvel para biriktirip kısa bir süreliğine de olsa onun yanına gitmeye bakın. Çünkü ne yazarsanız yazın, hiçbir şey birbirinize sarılmanın yerini tutmayacaktır!!

Etiketler: , ,

Aşkın formüLü biraz karışık..

Aşkın formüLü biraz karışık..

İngiliz bilim adamları insanoğlu için bir muamma olan aşkı formüle etmeyi başardı. Ama formülü de tıpkı aşk gibi biraz karmaşık: Aşk = (((H+K+F)/2) + ((3(G+Y))/10))/((5-D)2+2). Formülü çözün aşkınızın gücünü görün:

Psikolog Dr. David Lewis, matematikçi Al Phillips ve aşk ilişkileri uzmanı Flic Everett´in formülü sayesinde, gerçek bir aşk yaşayıp yaşamadığınızı sayısal yollardan hesaplayabilirsiniz. Ancak formül de ´aşk´ gibi karmaşık. Ama 4 işlemi yapabiliyorsanız endişelenmeyin. Sadece bazı değerleri yerine koyarak sonuca ulaşabilirsiniz. Zorlanırsanız matematiği iyi olan arkadaşlarınızdan destek almanızı öneririz. Önce, kendinizin ve sevgilinizin bazı özelliklerine l ile 10 arasında puan vermeniz; ardından da bu sayıları denklemdeki yerlerine koymanız gerekiyor.

formülü çözün, aşkınız ne kadar güçlü görün..
H= Sevgilinizi düşünme sıklığınız
Y= Ona kendinizi ne kadar yakın hissettiğiniz
G= Onun size gösterdiği yakınlık
D= Kendinize biçtiğiniz değer
K= Sevgilinize biçtiğiniz değer
F= Aşk hormonu olarak bilinen ´feromon´.
F´nin değeri sabit: 8 puan

Her bir harf için 1-10 arası puan verin. Verdiğiniz puanları formüldeki harflerin yerine koyup hesaplayın.

Sonuç:
8 ve üzeri: Ateşli ve romantik bir aşk yaşıyorsunuz.

5-6 arası: Sıcak bir ilişkiniz var.

4-5 arası: İki taraf da birbirine biraz ilgisiz.

4´ten düşük: Aşkı artık başka kişilerde aramaksınız.

Etiketler: , ,

Severken Ayrılmak Meğer Ne Kadar Zormuş

dönüyorum
Düşselliğinden gerçekliğime, kendime kendimle olan benliğime yeniden. Yaşıyorum anlamsız bir hayatı, tüm gelgitlerimi geride bırakıyorum. Anlamı yok artık geçmişimin ne geleceğimin, bir yerinde tüketiyor beni katran karası geceleri bu hayatın. Bu sevda yükünü artık taşıyamaz oluyorum, tükeniyorum…

anLıyorum
Sensizlik çaresizlik, çaresizlikte bir o kadar sensizlik aslında. Sensizliğimden uzanıp uzun yolculuklara çıksamda, yine ve yeniden hep sana varıyorum…

bitiyorum
Seninle olan herşeyi teker teker yitiriyorum. Avuçlarımdan önce ellerin çekiliyor usulca, sonra ışıl ışıl ahenkli gözlerin uzaklaşıyor bakışlarımdan, bana sırtını dönüyorsun, yüzünde o donuk ifadeyle. başka bakışlara emanet öylece bırakıp gidiyorum gözlerini.

yaŞıyorum
Bu acıyı en gizli kapaklı yerlerimde, kalbime saklıyorum sevgini. Sen olan yanlarımı, içim acıyarak yaşamaya çalışıyorum…

biLiyorum
Sen yokken zor olacak bulunduğun şehrin havasını solumak. Bir zamanlar senin olan bir yüreğimi yaşatmak tekrar aynı hevesle ve aynı tutkulu aşkla sarılmak yeniden sevda yüklü bir yüreğe.

Gidiyorum
istiyorum” derken, dilim lal olsun istiyorum o anda… Çok zor olsa da sensizliğime kucak açıyorum, hiç istemeden.

Ağır geliyor be sevdiğim bu ayrılık, canım çok acıyor. senden alamıyorum kendimi, o kadar işlemişsin ki artık içime. Yüreklerimizle bir bütün olmuşuz, bir bedene bürünmüş benliklerimiz.

Severken ayrılmak, meğer nekadar da zormuş…

Etiketler: , ,