mIRCLove.Gen.tr ‘Nam-ı Kemal Fıkraları’


Yalanlar

Uluslararası yalan atma yarışmasında üç ülke finale kalır, Almanya, Fransa ve Türkiye… Türkiye´yi temsilen de Nam-ı Kemal oradadır. Jüri yarışma konusunu ortaya atar: Batan bir gemidekileri nasıl kurtarırsınız? Önce Alman Palavracı dizer yalanları: – Ben çok iyi bir yüzücüyümdür. Gemideki bütün insanları yarım saat gibi kısa bir sürede gide-gele, gide-gele karaya taşırım. – ohaaa der Fransız ve bu sefer o baÅŸlar: – Ben de sıçarak büyük bir ada oluÅŸtururum ve insanları o adaya çıkartarak kurtarırım! Sıra Nam-ı Kemal dedir oda okkalı bir yalan söyler: – Bende de öyle bir ÅŸey var ki onu şöyle gemiden karaya doÄŸru bir uzattım mı köprü olur ve bu insanları köprüden geçirir kurtarırım. – Çüşşş… der Fransız, hiç o kadar büyük ÅŸey olur mu? Bizimki cevap verir: – Öyle *öte böyle ÅŸey!

Karpuz taşımaca

Nam-ı Kemal, Japon, Alman ve İngiliz en çok kimin karpuz taşıyacağı üzerine iddiaya girerler. Jopon der ki: – Ben iki tane taşırım.. Koltuklarımın altına birer tane alarak. İngiliz der: – Ben de 4 tane taşırım.. İki tane koltuk altlarıma, iki de omuzlarımın üstüne alırım. Alman da der ki: – Ben de beÅŸ tane taşırım.. Herkes ÅŸaşırır nasıl taşırsın? – İki tane koltuk altına alırım, iki tane omuzlarımın üstüne, bir tane de önüme takarım demiÅŸ. Sıra Nam-ı Kemal e gelmiÅŸ, o da 9 tane taşırım demiÅŸ.. Nasıl? demiÅŸler.. – İki tane koltuk altına, iki tane omuzlarıma alırım.. Almanı da önüme takarım.

O dışarda

Ülkenin birinde çok azgın bir kadın varmış, kimse bu kadını cinsel doyuma ulaÅŸtıramamış! En sonunda akıllara Nam-ı Kemal gelmiÅŸ olsa olsa bu iÅŸi o becerir demiÅŸler ve onu çağırmışlar.. Nam-ı Kemal´in de Ben bu iÅŸi ancak karanlık bir odada yaparım diye özel bir isteÄŸi olmuÅŸ.. Neticede Nam-ı Kemal ve kadın karanlık bir odada baÅŸlamışlar seviÅŸmeye… 1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmuÅŸ ikisinde de tık yok… 24 saat sonra kadın artık pes etmeye baÅŸlamış ve seslenmiÅŸ: – Yeter artık Nam-ı Kemal yeter, ben öldüm! – Ne Nam-ı Kemal´ı abla ben Recep! – Recep mi? Peki Kemal? O nerde? – O dışarda bilet kesiyo abla

Sıfırdan

Bir kadınla en çok kimin birlikte olabileceÄŸi konusunda bir yarışma yapılıyormuÅŸ, dayanırsa kadın dayanamazsa yarışmacı büyük ödülü alacakmış. Nam-ı Kemal de oradaymış. Her postadan sonra da duvara çarpı atılıyormuÅŸ. Alman baÅŸlamış 1,2,3.. tıkanmış. İngiliz baÅŸlamış 3,5,7.. o da tıkanmış. Fransız 15,20.. derken o da kalmış. Bizim Nam-ı Kemal baÅŸlamış 70,80,90 derken durmak bilmiyor. Bakmış kadın iÅŸ kötü, Nam-ı Kemal in duracağı yok, 95.yi yaparken yok efendim bu 94. diye tutturmuÅŸ. Nam-ı Kemal, Olur mu hanfendi 95 oldu, burada boÅŸuna mı çarpı atıyoruz, sayıyoruz dese de kadın dinlemiyor, hayır bu daha 94. diyormuÅŸ. En sonunda bizimki zıvanadan çıkmış: – BaÅŸlarım ÅŸimdi çarpına da sana da, sil hepsini sıfırdan baÅŸlıyoruz.

Kalıp Kalıp

Nam-ı Kemal karısıyla gerdeğe girdiği gün çok telaşlıymış. Çünkü dalgası iş yapmıyormuş. Bunun üzerine doktordan bu işe bir çare bulmasını istemiş. Doktor:
-”Sen ÅŸimdilik biberon ve sütle idare et” demiÅŸ.
Nam-ı Kemal de bunu uygulamış. Karısı hamile kalınca. Hastaneye götürmüş. Karısını hemen doğuma alan doktor Nam-ı Kemal e bunun nasıl olduğunu sormuş. Ama Nam-ı Kemal de bilmiyormuş.
İki saat sonra ameliyat bitmiş.
Ve Nam-ı Kemal telaşlı bir şekilde doktora kız mı oğlan mı diye sormuş.
Doktorda sinirli bir ÅŸekilde
-Ne diyon lan o*o*pu çocuğu iki saatten beri kalıp kalıp peynir çıkıyor.