Güneydoğu da 15 yıl süren çatışmalı ortam; doğrusuyla, düzmecesiyle, abartısıyla binlerce hikayeye kaynaklık etmiştir. İşte bu binlerce hikayeden biri de şöyle rivayet edilir:
-Bir TV kanalında bir PKK itirafçısı geçmiÅŸini anlatmaktadır. Muhabir: “Anlat bakalım, yasadışı-bölücü-terör örgütü ile nasıl tanıştın?”
-İtirafçı baÅŸlar anlatmaya: Bir gece PKK lılar bizim köye gelmiÅŸler. Birden kapı vurulmuÅŸ taak taak takk.. Açmışız biz de. Bakmışım ki anarÅŸitler. Bana demiÅŸtir ki; bize yemek vereceksin, ekmek, su vereceksin, yardım edeceksen yataklık edeceksen yani ha! Yook demiÅŸim, olmaz demiÅŸim, siz hayınsınız, anarÅŸitsiniz, bölücüsünüz, size ekmek su yok.. O zamaan anayı vururuk demiÅŸlerdir. Yine benden yardım yok… Anayı vurmuÅŸlardır. Sonra gene gelmiÅŸlerdir anarÅŸitler, demiÅŸlerdir bize yardım edeceksin, ekmek, su… DemiÅŸim yok… Babayı da vurmuÅŸlardır. Ertesi gün gene gelmiÅŸlerdir… Bize yardım, yoksa karıyı vururuk, yok demiÅŸim, karı da gitmiÅŸtir. Sonra çocuklar… Herkes ölmüştür. Ben evde bir başıma düşünürem bir gece… Yine kapı çalmıştır… Takkk takkk takkk!. Açmışım kapıyı, onlar! DemiÅŸlerdir ki bize yardım edeceksin, ekmek su vereceksen… Ben demiÅŸim, size yardım yok, siz hayınsınız… Bana demiÅŸler ki; yoksa seni vururuk…! Biraz düşünmüşüm, bana mantıklı gelmiÅŸtir, kabul etmiÅŸim… İşte böyledir…